• ayhan epik

Kendini Nasıl Hissediyorsun?


Bir Perşembe gününde daha güzel bir soru var karşımda. "Kendimi nasıl hissediyorum?"


Böyle deyince hasta değilim ki bu ne kadar saçma soru diye düşünüyorum. Ama aslında üzerine düşünüp anlamlandırmaya çalıştığım konu anlık hissiyatlarımızdan ziyade bulunduğumuz yaşam ve ortamdan aldığımız zevk ve mutlulukla alakalı. Mesela şimdi ile başlayalım.


Şu an nasıl hissediyorum? Biraz yorgun, biraz kızgın ve kafası karışmış konumdayım. Peki ya sen?


Bu soru aslında benim anlık durumumu özetliyor ama bu konuyu anlamlandırmak için gerekli cevabı da içermiyor. Peki buradan devam edelim.


Sabah uyandığımda nasıl hissediyorum? Aslında bunu anlamak için o an kendime bugün dışarı çıkarken ne giymek istediğimi sorarak cevap buluyorum. Mutluysam bazen bu soru bile aklıma gelmiyor ve cevabımı kolaylıkla alıyorum :) Peki buradan ne çıkarabiliriz? Aslında anlık bir değişkenlikten ziyade günün nasıl geçeceğini belirleyen bir hayat motivasyonu kaygısı görüyorum burada. Yani günlük olarak modumun değişim şekilleri de benim aslında genel hayatla ilgili nasıl hissettiğimi anlamam için sadece bir girdi olarak öylece duruyor. Şimdi daha genel sorulara devam etmeden önce üstte fotoğrafını da gördüğünüz şu güzel Inside Out filminin tanıtımını sizlerle paylaşmak istiyorum!



Sevenler ve bilenler için 2019'da 2.si geliyor :) Bu animasyondaki bakış açısına baktığımızda mutluluk, hüzün, öfke, korku ve iğrenme ögelerinden oluşuyoruz. Yani aslında bizim şu an ya da sabah uyandığımızda hissettiklerimizi basit ama etkili bir biçimde ifade edebilecek bir düzlem oluşturuyor diyebiliriz. Biraz animasyondan uzaklaşarak aslında 5 farklı eksenden oluşan bir koordinat düzleminde yerimizi bulmaya çalışıyoruz.


Buradan yola çıkarak, aslında bizi yöneten ve bizi tetikleyen bu 5 ögeden hangisi ise ona göre bulunduğumuz anı, günü ya da hayatımızı şekillendiriyoruz gibi geliyor bana. Bu arada bu yazıda bilimsellikten tamamen uzak yorumlar yapıyor olabilirim. Öyle olursa, benim hakkımda kötü hissetmeyin olur mu :)


Gelelim genel sorularımıza! Bu soruları üç başlıkta yazıyorum. Bulunduğum konum, hayallerim ve hayatım diye adlandıracağım.


Bulunduğum konum hakkında nasıl hissediyorum?


Bu aslında biraz tehlikeli bir soru. Bilerek bundan başladım çünkü diğer iki soru bunu kolaylaştırabilirdi. Aslında bu bulunduğumuz düzlemdeki yerin ilk parçası. Bulunduğum konumdan kasıt, hayatta şu an edindiğim rol ve yerlerin beni tatmin etme düzeyiyle alakalı kendimi değerlendirme aşaması. Tabii ki bunları, iş, özel hayat, aile, maddi durum gibi pek çok alanda değerlendirebiliriz. Ben bunları size anlatırken bir yandan da deneyimliyorum. Tabii ki yazmadan olmaz. Bizim için değerli olan kriterlerde kendimizi 0 ile 10 arasında değerlendirsek kaç veririz? Peki neden bu puanı veririz? Yani aslında önce bunları yazıp sonra da bunlara neden olan şeyleri yazarsak gerçekten nasıl hissediyoruz anlayabiliriz.


Biraz daha genel bir soruyla devam. Hayallerim hakkında nasıl hissediyorum?


Hepimiz bir şeyler hayal ediyoruz. Onlara erişeceğimiz günü görmek istiyoruz. Bu kimi için başarı, kimi için para kimi için huzur elementlerinden oluşuyor. Belki de bambaşka bir şey. Peki gerçekten hayal ettiğim şeye inanıyor muyum? Oraya gitmek istiyor muyum? Bu sorgulamayı yapmadığımız zaman ve günlerde aslında nasıl hissettiğimizi anlamayıp kendimizi daha tehlikeli noktalara itip istemediğimiz yerlere ve şeylere evrilebiliyoruz. O yüzden bu hisleri yazıya döküyor olmak esas mutluluğa giden yolda belki de işimize yarayacak.


Son olarak hayatım hakkında nasıl hissediyorum?


Bu aslında en geneli ve ilk anda hiç bir zaman doğru cevaplamadığım bir soru. Çünkü tüm duyguları aynı anda harmanladığım bir kombinasyon. Ama benim için üstteki iki soruya verdiğim cevap bu soruyu yönlendiren etmen oluyor. Zor ama cevaplayabildiğimiz anlar gerçekten huzurlu hissettiğimiz anlara daha yakın.


Sıralamayı böyle yapmamın bir sebebi de hislerin özel olması yani özelden genele cevaplamak aslında hislerin değişkenliğinin sorunun genişliğine göre nasıl değiştiğini göstermek içindi bir nebze. Bu yazıda oldukça öznel yorumlarla ilerliyorum ama şunu da belirtmeliyim. Belki de kimilerimiz için hiç kendimi nasıl hissediyorum? sorusunu sormamak soruyorsak da bu genel sorulardan uzak durmak belki de mutlu olmaya giden güzel bir yoldur.


Sabahları bu soruyu kendime yönelttiğimde verdiğim puanları not edeceğim. Belki de bunu düzenli yaptıkça aslında beni neyin ne şekilde mutlu ettiğini bulmaya bir adım daha yaklaşırım. Görünen o ki, bu yazıyı yazmak da o adımlardan biriydi :) Inside Out'ta dediği gibi hangi duygunun ağır bastığını öğrenirsek mutluluğun kazanması için daha kolay hamle yapabiliriz.


"Bana söylersen unutabilirim

Gösterirsen anımsayabilirim

Ama beni de katarsan anlarım"


Üstteki Kızılderili Atasözü'nü nasıl hissettiğimiz ve biz olarak yorumluyorum. Kendimizi hislerimizle harmanlamazsak, sadece kendimizi kandırıp gelip geçer hisler yaşayacağız gibi geliyor bana.


İyi hissetmek istiyorsak önce ne hissettiğimizi ve neden hissettiğimizi bilmeliyiz.


Peki şimdi nasıl hissediyoruz?

© 2020 by Ayhan Epik

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon